225 yıllık problem sürüyor: Yerçekimi sabiti hâlâ kesin ölçülemiyor

Fiziğin en temel sabitlerinden biri kabul edilen yerçekimi sabiti “Big G”, bilim dünyasının çözmekte en çok zorlandığı problemlerden biri olmaya devam ediyor. ABD’de yaklaşık 10 yıl süren yeni bir deney, belirsizlikleri gidermek yerine yeni soru işaretlerini beraberinde getirdi.

National Institute of Standards and Technology (NIST) bünyesinde yürütülen çalışmada elde edilen sonuçlar, daha önce yapılan ölçümlerle uyuşmayınca bilim insanları yeniden çıkmaza girdi.

Bilim insanları hâlâ ortak değerde uzlaşamıyor

Yerçekimi sabiti, evrendeki iki kütle arasındaki çekim kuvvetinin büyüklüğünü belirliyor. Isaac Newton’ın yerçekimi teorisini ortaya koymasının ardından ilk ölçüm, 1798 yılında İngiliz bilim insanı Henry Cavendish tarafından gerçekleştirilmişti.

Ancak aradan geçen 225 yılı aşkın süreye rağmen bilim insanları hâlâ Big G’nin kesin değeri konusunda tam bir uzlaşı sağlayabilmiş değil.

“Karanlık bir vadide yürümek gibiydi”

Araştırmanın başındaki fizikçi Stephan Schlamminger, deney sürecini oldukça yorucu olarak tanımladı. Schlamminger, çalışmanın kendisi için “insanın enerjisini emen bir deneyim” olduğunu söylerken, süreç boyunca “karanlık bir vadide yürüyormuş gibi” hissettiğini ifade etti.

Neden ölçmek bu kadar zor?

Bilim insanlarına göre yerçekimi kuvveti, doğadaki diğer temel kuvvetlere kıyasla oldukça zayıf kalıyor. Bu nedenle en küçük çevresel etki bile ölçüm sonuçlarını değiştirebiliyor.

Physikalisch-Technische Bundesanstalt fizikçilerinden Christian Rothleitner, elektromanyetik kuvvetlerin yerçekiminden çok daha güçlü olduğunu belirterek küçük bir mıknatısın bile güçlü çekim oluşturmasının bunun en basit örneklerinden biri olduğunu söyledi.

Kör deney yöntemi uygulandı

Araştırmacılar deneyde “torsiyon dengesi” adı verilen son derece hassas bir cihaz kullandı. İnce bir fiber üzerinde asılı metal kütlelerin çok küçük dönme hareketleri ölçülerek yerçekimi kuvveti hesaplanmaya çalışıldı.

Deney boyunca sıcaklık, basınç ve çevresel etkilerin sonuçları bozmasını önlemek için yıllarca kalibrasyon yapıldı. Ayrıca bilinçli ya da bilinçsiz önyargıları engellemek amacıyla “kör deney” yöntemi tercih edildi.

Bu yöntem kapsamında sonuçlara rastgele bir sayı eklendi ve gerçek değer gizli tutuldu. Araştırmacılar nihai sonucu ancak çalışma tamamlandıktan sonra öğrenebildi.

Sonuçlar beklentileri karşılamadı

Tüm hassasiyete rağmen deneyden çıkan sonuçlar bilim insanlarını şaşırttı. Ölçülen Big G değeri, tekrar edilmeye çalışılan önceki deney sonucundan yüzde 0,0235 daha düşük çıktı.

Ayrıca sonuçların, uluslararası referans kabul edilen CODATA verileriyle de uyuşmadığı belirtildi.

Schlamminger, farkın günlük yaşamda küçük görünebileceğini ancak temel fizik açısından oldukça önemli olduğunu ifade ederek durumu, “İnsan boyunu ölçerken birkaç milimetre hata yapmak gibi” sözleriyle değerlendirdi.

Yeni fizik kuralları mı keşfedilecek?

Araştırmacılar, ölçümlerdeki tutarsızlığın arkasında henüz bilinmeyen fizik kuralları olabileceği ihtimalini tamamen dışlamıyor. Ancak bilim dünyasındaki genel görüş, problemin daha çok deneysel hata veya keşfedilmemiş küçük fiziksel etkilerden kaynaklandığı yönünde.

Buna rağmen ekip, çalışmanın başarısız olmadığını savunuyor. Bilim insanlarına göre bu tür hassas ölçüm deneyleri yalnızca doğru sonuca ulaşmayı değil, bilinmeyen sorunları ortaya çıkarmayı da sağlıyor.

“Big G’den vazgeçmeyin” çağrısı

Tüm zorluklara rağmen araştırmacılar çalışmalarını sürdürmekte kararlı. Stephan Schlamminger, özellikle genç bilim insanlarının yerçekimi sabiti üzerine çalışmaktan vazgeçmemesi gerektiğini belirterek, fiziğin en büyük gizemlerinden birinin hâlâ çözülmeyi beklediğini söyledi.

Haber Kaynak-Fotoğraf Kaynak:https://gazeteoksijen.com/bilim-ve-teknoloji/yercekiminin-sirri-cozulemiyor-10-yillik-deney-bilim-insanlarini-yeniden-cikmaza-soktu-275131

Haber Alış Saati:12.05.2026 – 15:36

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir