Metabolizmayı değiştiren keşif: İnsülin direncine çözüm olabilir

Bayramda tatlı krizi tesadüf değil: Sebebi hormonlar

Bir ay süren orucun ardından Ramazan Bayramı, aniden tüketilen ağır şerbetli tatlılar, pastalar ve şekerlemelerle vücut için adeta bir sınava dönüşüyor.

Birçok kişi bayram ziyaretlerinde iştahına yenik düştüğünü düşünüp kendini suçlasa da, uzmanlara göre bu durum sadece bir “irade zayıflığı” değil. Asıl neden, oruç süreci sonrası vücutta değişen hormonal dengeler.

Uzmanlar, uzun süreli açlık sonrası özellikle kan şekeri ve iştahı düzenleyen hormonların farklı çalıştığını, bu yüzden bayramda tatlıya yönelimin artmasının oldukça doğal olduğunu belirtiyor. Bu nedenle kontrolsüz tüketim yerine, dengeli ve ölçülü beslenmenin önemine dikkat çekiliyor.
Tatlıdan sonra 20 dakikalık yürüyüş: İnsülini rahatlatan doğal çözüm

Bayramda tatlı bir ikramın ardından yapılacak kısa bir yürüyüşün, vücutta oldukça önemli bir mekanizmayı harekete geçirdiği belirtiliyor. Beslenme Uzmanı Arş. Gör. Ekin Çevik, yemek sonrası yapılan hafif tempolu yürüyüşün insülin ihtiyacını azaltarak vücudu dengelediğini söyledi.

Çevik, “Yemeklerden yaklaşık 15-20 dakika sonra yapılacak kısa bir yürüyüş hem pankreasın üzerindeki baskıyı azaltır hem de bayramda alınan fazla enerjinin yağ olarak depolanmasını engeller” dedi.

Bayram sofraları vücut için bir sınav

Ramazan Bayramı’nın toplumda “Şeker Bayramı” olarak anılmasının, zihinde doğrudan tatlı ve şekerleme çağrışımı yaptığını belirten Çevik, bu durumun tüketimi artırdığını ifade etti.

Bir ay süren orucun ardından kurulan zengin sofraların sadece kültürel bir gelenek olmadığını vurgulayan Çevik, “Bu süreç aynı zamanda vücudumuz için biyolojik bir sınav niteliği taşıyor” dedi.

Araştırmalara göre Ramazan boyunca değişen beslenme düzeni, bayram sabahında farklı bir hormonal tabloya yol açıyor. Bu nedenle uzmanlar, bayramda dengeli beslenmenin yanı sıra hareketin de büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Bayramda iştah neden artıyor? Uzmanı anlattı: Sebep hormonlar

Vücut bayramda daha fazla yemek istiyor

Birçok kişi bayramda iştahını kontrol edemediğini düşünse de, uzmanlara göre bu durum sadece iradeyle ilgili değil. Beslenme Uzmanı Arş. Gör. Ekin Çevik, Ramazan sonrası vücutta önemli hormonal değişimler yaşandığını belirtti.

Çevik’e göre bu süreçte “açlık hormonu” olarak bilinen ghrelin artarken, tokluk hissi veren leptin hormonu düşüyor. Bu da kişinin biyolojik olarak daha aç hissetmesine ve doyma sinyalinin geç gelmesine neden oluyor. Vücut adeta “depoları doldur” komutu verirken, ani şeker tüketimiyle birlikte insülin dengesi de zorlanıyor.

Tatlı isteği aslında doğal

Bayramda aşırı tatlı tüketme isteğinin bu hormonal değişimlerin doğal bir sonucu olduğunu belirten Çevik, bu durumu yönetmenin mümkün olduğunu söyledi.

Ramazan boyunca metabolizmanın daha düşük tempoya alıştığını ifade eden Çevik, bayramla birlikte tüketilen yüksek şekerli tatlıların pankreas üzerinde ani bir stres oluşturduğunu ve kan şekerinde hızlı dalgalanmalara yol açtığını dile getirdi.

Kronik hastalar için kritik uyarı

Özellikle diyabet, insülin direnci ve kalp hastalarının bayramda daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Çevik, tatlı tüketiminde önemli kurallar sıraladı:

  • Tatlı kesinlikle aç karnına tüketilmemeli
  • Ana öğün sonrası tercih edilmeli
  • Lifli gıdalar ve proteinle birlikte yenmeli
  • Şerbetli tatlılar yerine sütlü ve meyveli alternatifler seçilmeli
  • Asitli ve şekerli içeceklerden uzak durulmalı

Bu önerilerin, kan şekerinin daha dengeli yükselmesini sağladığı belirtildi.

Porsiyon kontrolü şart

Tatlı tüketiminde ölçünün önemine dikkat çeken Çevik, porsiyonların basit yöntemlerle ayarlanabileceğini söyledi.

Sütlü tatlılar için küçük bir kase, meyveler için bir yumruk büyüklüğü yeterli olurken; baklava gibi şerbetli tatlılarda 1-2 dilim ideal porsiyon olarak öne çıkıyor. Kalın dilimlerden kaçınılması gerektiği de özellikle vurgulanıyor.

“Seçici denge” ile bayramı sağlıklı geçirmek mümkün

Bayram ziyaretlerinde tüm ikramları reddetmek yerine “seçici denge” yönteminin uygulanması öneriliyor. Günlük şeker tüketiminin toplam kalorinin %5-10’unu geçmemesi gerektiğini belirten Çevik, farklı ziyaretlerde küçük porsiyonlar tercih edilmesini önerdi.

Öncelik sırasının ise şu şekilde olması gerektiğini söyledi:

  • Meyveli ve sütlü tatlılar
  • Doğal şeker içeren tatlılar
  • Şerbetli ve hamurlu tatlılar (sınırlı tüketim)

Fazla şekerin kısa ve uzun vadeli etkileri

Aşırı şeker tüketiminin kısa vadede baş dönmesi, ani acıkma, yorgunluk ve uyku hali gibi etkiler yaratabileceğini belirten Çevik, bağırsaklarda şişkinlik ve gaz problemlerine de yol açabileceğini söyledi.

Uzun vadede ise bu durumun obezite, insülin direnci, karaciğer yağlanması ve kalp hastalıkları riskini artırdığı ifade edildi.

Şekerin panzehiri: Su ve yürüyüş

Çevik’e göre bayramda fazla şekerin etkisini azaltmanın en basit yolu bol su içmek ve hareket etmek. Gün içinde 2,5-3 litre su tüketimi, vücuttaki şeker yoğunluğunu dengelemeye yardımcı oluyor.

Ayrıca tatlıdan sonra yapılacak 15-20 dakikalık hafif yürüyüş, kasların glikozu doğrudan kullanmasını sağlayarak insülin ihtiyacını azaltıyor. Bu da hem pankreas üzerindeki yükü hafifletiyor hem de fazla enerjinin yağ olarak depolanmasını engelliyor.

Kaynak:https://www.cumhuriyet.com.tr/yasam/sekerin-panzehiri-bulundu-insulin-direncini-kiran-sihirli-mekanizma-2487772

18.03.2026-14:18

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir