Modern dünyanın özgürlükçü ve eşitlikçi değerleriyle büyümesi beklenen Z Kuşağı erkekleri, ikili ilişkilerde ve toplumsal rollerde şaşırtıcı bir biçimde geleneksel kodlara geri dönüyor. Ipsos ve King’s College London tarafından 29 ülkede 23 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirilen dev araştırma, genç erkeklerin aile içi hiyerarşi ve otorite konusundaki bakış açısının, dedeleri ve babalarıyla kıyaslandığında çok daha kısıtlayıcı olduğunu ortaya koydu. 2026 yılı verileri, en genç yetişkin kuşağın muhafazakârlık düzeyinde “Baby Boomer” kuşağını geride bıraktığını kanıtlıyor.
İtaat beklentisinde devasa uçurum
Araştırmanın en çarpıcı bulgusu, “kadınlar kocalarına daima itaat etmeli” görüşüne verilen destekte ortaya çıkıyor. Z Kuşağı erkeklerinin yüzde 31’i bu fikre katılırken, 1946-1964 arası doğan Boomer kuşağı erkeklerinde bu oran sadece yüzde 13’te kalıyor. Benzer şekilde, önemli kararlarda “son söz” hakkının erkekte olması gerektiğini düşünen gençlerin oranı yüzde 33’ü buluyor. Bu tablo, toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinde genç erkeklerin kendilerinden iki nesil önceki büyüklerinden çok daha katı bir tutum sergilediğini gösteriyor.

Modern kariyer ve geleneksel itaat ikilemi
Z Kuşağı erkeklerinin zihnindeki derin çelişki, kadınların bağımsızlığına yönelik bakışlarında kendini belli ediyor. Genç erkekler kariyerinde başarılı kadınları “çekici” bulsa da, aynı kadınların aile içinde mutlak bir itaat göstermesini bekliyor. Gençlerin yüzde 24’ü bir kadının “çok bağımsız görünmemesi” gerektiğini savunurken, bu oran eski nesil erkeklerde yarı yarıya daha düşük seyrediyor. Uzmanlar, genç erkeklerin modern iş dünyası değerleri ile geleneksel aile beklentileri arasında ciddi bir sıkışmışlık yaşadığını vurguluyor.

İdeolojik kayma ve toplumsal güvenin zayıflaması
Genç erkeklerdeki bu geleneksel dönüş, küresel siyasi eğilimlerle de örtüşüyor. Yale Üniversitesi’nin 2025 verileriyle desteklenen bulgular, 18-21 yaş arası erkek seçmenlerin sağ kanat politikalara ve otoriter değerlere daha fazla ilgi gösterdiğini; buna karşılık aynı yaş grubundaki kadınların demokrat değerlere daha sıkı sarıldığını gösteriyor. Öte yandan, Türkiye’deki “Şiddet Haritası” raporları gibi veriler, şiddetin mahrem alandan sokağa taştığını ve toplumsal güven bağlarının zayıfladığını ortaya koyarak; ideolojik kutuplaşmanın toplumsal yaşam üzerindeki ağır faturasını belgeliyor.
25.03.2026 15:23
25.03.2026-18:29
