Net görmek, gözlerin tamamen sağlıklı olduğu anlamına gelmiyor. Teknolojinin hayatımızdaki yerinin büyümesiyle birlikte göz yorgunluğu ve kuruluk gibi şikayetler daha sık görülürken, bazı göz hastalıkları ise belirti vermeden ilerleyip ciddi görme kayıplarına yol açabiliyor.
Göz hastalıkları ve görme bozuklukları günümüzde en yaygın sağlık sorunları arasında yer alıyor. Özellikle ekran başında geçirilen sürenin artması, gözlerin yükünü her geçen gün daha da artırıyor. Eskiden daha çok ileri yaşlarda görülen bazı göz hastalıklarının artık gençlerde de ortaya çıkabildiğine dikkat çekiliyor. Bunun yanında kronik hastalıkların artışı da göz sağlığını tehdit eden önemli etkenler arasında gösteriliyor.
Düzenli göz kontrolünün önemine vurgu yapan Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Sinan Göker, göz sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı.
Ekran ışığı gözleri nasıl etkiliyor?
Op. Dr. Sinan Göker’e göre, ekran ışığı tek başına göz numarasını doğrudan bozmaz. Ancak uzun süre mola vermeden, yanlış mesafeden ekran kullanımı göz yorgunluğu, kuruluk ve batma hissine neden olabilir. Genetik yatkınlık varsa bu tür etkiler daha belirgin hale gelebilir.
Karanlık ortamda telefon kullanımı ise gözler için ayrı bir risk oluşturuyor. Ekran parlaklığı, bu durumda ani ve yoğun bir ışık kaynağına dönüşerek göz kaslarının daha fazla çalışmasına yol açıyor. Bu da zamanla göz ağrısı, yanma ve batma gibi şikayetleri artırabiliyor. Uzmanlar, karanlıkta telefon kullanılması gerekiyorsa ekran parlaklığının azaltılmasını, mavi ışık filtresi kullanılmasını ve cihazın göze çok yaklaştırılmamasını öneriyor.
Sigara göz sağlığını da bozuyor
Sigara kullanımı ve sigara dumanına maruz kalmak da göz sağlığını olumsuz etkiliyor. Uzmanlara göre burada en önemli nokta retina sağlığı. Gözün görmeyi sağlayan tabakası olan retina, damar yapısı açısından oldukça hassas bir bölge olduğu için damar sağlığındaki bozulmalar doğrudan gözü etkileyebiliyor.
Sigara, erken katarakt oluşumuna zemin hazırlayabiliyor, retinaya giden kan akımını azaltabiliyor ve sarı nokta hastalığını tetikleyebiliyor. Ayrıca gözyaşı tabakasını bozarak kuruluk, kızarıklık ve yanma gibi şikayetleri de artırabiliyor.
Gözleri neler bozuyor?
Göz kusurları ve göz hastalıklarının ortaya çıkmasında en önemli nedenlerden biri genetik faktörler. Ancak çevresel ve yaşam tarzına bağlı pek çok unsur da göz sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Yoğun ekran kullanımı, çevre kirliliği, ultraviyole ışınlarına maruz kalma, kapalı ortamlardaki kötü hava kalitesi, virüsler, bakteriler, alerjenler, tip 2 diyabet, yüksek tansiyon ve tiroid hastalıkları bunların başında geliyor.
Günümüzde akıllı telefon, tablet ve bilgisayar kullanımının artması da gözlerin daha fazla zorlanmasına neden oluyor. Uzun süre ekrana bakmak, yeterince göz kırpmamak, uykusuzluk ve mavi ışığa sürekli maruz kalmak göz kusurlarının artışında etkili oluyor.
En sık görülen göz sorunları
Göz kusurları arasında en bilinenler miyop, hipermetrop ve astigmat. Ancak uzmanlar, bunların dışında ciddi görme kaybı riski taşıyan bazı hastalıklara da dikkat çekiyor.
Bunlar arasında glokom yani göz tansiyonu, retina hastalıkları, sarı nokta hastalığı, diyabete bağlı retinopati, retina yırtılması ve retina dekolmanı yer alıyor. Ayrıca ileri yaş hastalığı olarak bilinen kataraktın da artık daha erken yaşlarda görülebildiği belirtiliyor. Son yıllarda göz kuruluğuna bağlı kornea hasarının da görmede azalmaya neden olabildiği ifade ediliyor.
Yakını görme sorunu nasıl geciktirilebilir?
Yaşa bağlı yakın görme sorununda son yıllarda kullanılmaya başlanan bazı damlaların erken dönemde sınırlı bir rahatlama sağlayabildiği belirtiliyor. Özellikle 40’lı yaşların başında bu damlalar yaklaşık 0.50 ile 0.75 numara arasında bir rahatlama sağlayabiliyor. Ancak ilerleyen yıllarda numara arttıkça bu damlaların etkisi azalıyor.
Göz kuruluğu varsa ne yapılmalı?
Göz kuruluğu; gözyaşı miktarının ya da kalitesinin azalması sonucu ortaya çıkan, yanma, batma, kızarıklık, kaşıntı ve gözde kum varmış hissiyle kendini gösteren kronik bir sorun olarak tanımlanıyor. Uzmanlar, doğru ve kapsamlı tedaviyle bu şikayetlerin azaltılabileceğini belirtiyor.
Suni gözyaşı damlalarının yeterli gelmediği durumlarda doktor önerisiyle punktum plak, kuruluk lazeri ve bazı organik takviyeler kullanılabiliyor.
Bu sorunun önüne geçmek için özellikle kadınların göz makyajını dikkatli şekilde temizlemesi, kirpik dibi iltihabı yani blefarit varsa kronikleşmeden tedavi ettirmesi ve uzun süre ekrana bakarken düzenli mola vermesi öneriliyor.
Vitamin ve mineraller önemli
Uzmanlara göre gözlerin sağlıklı çalışabilmesi için bazı vitamin, mineral ve aminoasitlere ihtiyaç var. Bu nedenle dengeli ve sağlıklı beslenme büyük önem taşıyor. Özellikle A, E ve C vitamini, L-arjinin, magnezyum ve omega-3 yağ asitlerinden zengin besinlerin göz sağlığını desteklediği belirtiliyor. Havuç, portakal, ıspanak, somon, ceviz, badem ve baklagiller bu açıdan öne çıkan besinler arasında yer alıyor.
Ani görme kaybı uyarısı
Yavaş gelişen görme değişiklikleri bile göz muayenesi için bir işaret olabilir. Ancak ani ve beklenmedik görme değişiklikleri, özellikle de görme kaybı, acil tıbbi müdahale gerektiren durumlar arasında kabul ediliyor.
Uzmanlar, gözlük kullanmayan kişilerin bile yılda en az bir kez göz muayenesi yaptırması gerektiğini vurguluyor. Diyabet, tansiyon gibi risk faktörleri bulunan kişilerin ise daha sık kontrol yaptırması öneriliyor.
Bu belirtileri hafife almayın
Katarakt hastalarında yalnızca yakını değil uzağı da net görememe, gece araç kullanırken zorlanma ve daha fazla ışığa ihtiyaç duyma görülebiliyor. Retina hastalıklarında ani kısmi görme kaybı, şimşek çakması hissi ve dalgalı görme dikkat çeken belirtiler arasında yer alıyor. Glokom ise çoğu zaman belirti vermeden ilerlese de göz tansiyonu çok yükseldiğinde şiddetli göz ağrısına neden olabiliyor.
Uzmanlar, bu tür belirtiler görüldüğünde zaman kaybetmeden bir göz doktoruna başvurulması gerektiğinin altını çiziyor.
Kaynak:https://www.sozcu.com.tr/gozleriniz-sandiginiz-kadar-saglikli-olmayabilir-p309971
14.04.2026-23:24
