Sağlık sistemindeki aksaklıklar nedeniyle binlerce kişi tanı ve tedavi sürecinde geri kalıyor.
Alerji hastalıklarının tanısında ve tedavi sürecinin doğru şekilde planlanmasında önemli rol oynayan alerjik duyarlılık testleri, birçok hasta için büyük önem taşıyor. Ancak Türkiye’de bu testlere erişim herkes için aynı değil. Ekonomik zorluklar, sağlık sistemindeki aksaklıklar ve bölgesel farklar nedeniyle binlerce kişi tanı ve tedavi sürecinde gecikme yaşıyor. Uzmanlar, erken teşhisin yaşam kalitesini ciddi şekilde artırdığını vurgularken, yaşanan erişim sorunları sağlıkta önemli bir eşitsizliği ortaya koyuyor.
Cumhuriyet’e konuşan Türk Dermatoloji Derneği Dermatoalerji Çalışma Grubu üyesi Özlem Su Küçük, deri alerji testlerinin erken ve geç tip olmak üzere iki gruba ayrıldığını belirtti. Küçük, “Erken tip deri testi, yani delme (prick) testi; atopik dermatit ve solunumsal alerjilerde, alerjik astım ve alerjik rinit gibi hastalıkların tanısında ve immünoterapi sürecinde yol göstericidir” dedi.
Geç tip deri testinin ise yama (patch) testi olarak adlandırıldığını ifade eden Küçük, bu testin alerjik egzamanın tanısında kullanıldığını söyledi. Alerjik duyarlılık testleri sayesinde hastaların erken dönemde tanı alabildiğini vurgulayan Küçük, erken tedavinin yaşam kalitesini yükselttiğini belirterek, “Atopik hastalıklarda alerjik yürüyüşün durdurulmasına yardımcı olabilir” ifadelerini kullandı.
“Yeni düzenlemeler gerek”
Alerji testlerinin hem zaman hem de nitelikli materyal gerektirdiğine dikkat çeken Özlem Su Küçük, testlerde kullanılan alerjen ekstrelerinin yurt dışından temin edildiğini ve bunun maliyeti artırdığını söyledi. Küçük, “Avrupa’da ve Türkiye’de alerjen testlerinde en büyük sorun ruhsatlandırma süreçlerinde yaşanıyor. Her bir alerjen için ayrı ayrı ruhsat alınması gerekiyor. Bu da alerjenlere erişimi zorlaştırıyor” ifadelerini kullandı.
Bu alanda hem Avrupa’da hem de Türkiye’de yeni düzenlemelere ihtiyaç olduğunu vurgulayan Küçük, büyük şehirlerle küçük şehirler arasındaki farklara da dikkat çekti. Küçük, “Büyük şehirlerde testlere ulaşmak daha kolayken, küçük şehirlerde alerjenlerin temini çok daha zor. Alerjenlerin ruhsatlandırılmasına yönelik yapılacak düzenlemeler, testlere erişimi kolaylaştırabilir” dedi.
İthalatta yaşanan sorunlara da değinen Küçük, yerli üretimin önemine işaret ederek, “Alerjen testlerinde dışa bağımlılığın azaltılması için kendi alerjen ekstrelerimizi üretecek yerli biyoteknoloji yatırımları hem maliyeti düşürebilir hem de testlere erişimi artırabilir” diye konuştu.
Kaynak:https://www.cumhuriyet.com.tr/saglik/alerji-testlerine-erisimde-esitsizlik-2483125
02.03.2026-14:54
