Günümüzde bilgiye erişim her zamankinden daha kolay hale gelirken, doğru ile yanlışın ayrımını yapmak da aynı ölçüde zorlaşıyor. Bu durum, uzmanlara göre en çok “kesin konuşma” eğilimini artırıyor.
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, bilgi çağında en büyük sorunun cehaletten çok, bilgisinden fazla emin olan bireylerin artması olduğunu belirtiyor. Özdoğan’a göre gerçek bilgi, insanı kesinlikten çok şüpheye ve sorgulamaya yaklaştırıyor.
Sokrates’ten günümüze uzanan bir bakış
Yaklaşık 2 bin 500 yıl önce Sokrates tarafından dile getirilen “Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir” sözü, bugün hâlâ modern bilgi anlayışının temelini oluşturuyor. Uzmanlara göre bu yaklaşım, bireyin kendi bilgi sınırlarını fark etmesinin önemini vurguluyor.
Dunning-Kruger etkisi ve yanlış özgüven
1999 yılında psikoloji literatürüne giren Dunning-Kruger etkisi, düşük bilgi seviyesine sahip bireylerin kendilerini olduğundan daha bilgili görme eğilimini açıklıyor. Bu durum, özellikle sosyal medya çağında daha görünür hale geliyor.
Uzmanlar, az bilgiyle yüksek özgüvenin yanlış yönlendirmelere ve bilgi kirliliğine zemin hazırladığını ifade ediyor.
Tıpta “şüphe” bir zayıflık değil, zorunluluk
Sağlık alanında ise kesinlik yerine ekip çalışması ve çok yönlü değerlendirme öne çıkıyor. Özellikle onkoloji gibi alanlarda tek bir uzmanın değil, farklı disiplinlerden uzmanların ortak değerlendirmesi kritik önem taşıyor.
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, modern tıpta “yanılıyor olabilirim” yaklaşımının bir zayıflık değil, bilimsel olgunluğun bir göstergesi olduğunu vurguluyor.
Yapay zekâ çağında yeni bir risk
Metinde ayrıca yapay zekâ teknolojilerinin de benzer bir “kesin konuşma” yanılsaması yaratabildiğine dikkat çekiliyor. Sistemlerin bazen hatalı bilgi üretmesine rağmen güven veren bir dille yanıt vermesi, bilgi doğrulama ihtiyacını daha da önemli hale getiriyor.
Sonuç: Bilginin değil, şüphenin değeri
Uzmanlara göre çağımızda en kıymetli entelektüel tutum, her şeye hızlı cevap vermek değil; gerektiğinde “bilmiyorum”, “araştırmalıyım” ya da “yanılıyor olabilirim” diyebilmek.
Bu yaklaşım, hem bilimsel düşüncenin hem de doğru bilgiye ulaşmanın temel anahtarı olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/kelebek/saglik/yaniliyor-olabilirim-diyebilmek-43169408
09.05.2026 – 13:57
