Kurban Bayramı’nda artan kırmızı et tüketimi, özellikle kronik rahatsızlığı bulunan kişiler için ciddi sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Uzmanlar; kontrolsüz beslenme, sık öğün tüketimi ve hareketsizliğin bayram sürecinde sağlık sorunlarını tetikleyebileceği konusunda uyarıyor.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Selva Oturakçıibogil, özellikle kalp-damar hastaları, diyabet hastaları ve böbrek rahatsızlığı bulunan bireylerin “bir kereden bir şey olmaz” düşüncesiyle hareket etmemesi gerektiğini belirtti. Aşırı kırmızı et tüketiminin kolesterol ve doymuş yağ oranını artırarak damar sertliği riskini yükselttiğini ifade eden uzmanlar, özellikle yağlı kavurma ve kızartma gibi pişirme yöntemlerinin kalp sağlığını olumsuz etkilediğine dikkat çekti.
Uzmanlara göre bayram boyunca et tüketiminin dengeli planlanması büyük önem taşıyor. Öğünlerde etin yanında bol salata, yeşillik, zeytinyağlı sebzeler ve lif açısından zengin besinlerin tercih edilmesi sindirimi desteklerken porsiyon kontrolünü de kolaylaştırıyor. Gün içine yayılan yeterli su tüketimi hem sindirime yardımcı oluyor hem de tokluk hissi sağlayarak kilo alımını azaltabiliyor. Ancak aşırı su tüketiminin tansiyon ve nefes darlığı gibi sorunlara yol açabileceği belirtiliyor. Diyaliz hastalarının ise sıvı tüketimini mutlaka doktor ve diyetisyen kontrolünde planlaması gerektiği vurgulanıyor.
Pişirme yöntemlerinin de sağlık açısından kritik olduğunun altı çiziliyor. Yeni kesilmiş etlerin hemen tüketilmesi yerine bir süre dinlendirilmesi önerilirken, kızartma yerine haşlama, ızgara, fırında ya da kendi suyunda pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi tavsiye ediliyor. Ayrıca yemeklere ekstra yağ eklenmemesi, kuyruk yağı ve iç yağ kullanımından kaçınılması gerektiği ifade ediliyor. Mangal yapılacaksa etlerin yüksek ateşte yakılmadan pişirilmesi gerektiği de kanserojen risklere karşı önemli bir detay olarak gösteriliyor.
Uzmanlar yalnızca tatlı tüketimine değil, tuzlu yiyeceklere karşı da dikkatli olunması gerektiğini söylüyor. Fazla tuz içeren etlerin özellikle hipertansiyon ve kalp yetmezliği bulunan kişilerde ani tansiyon yükselmelerine neden olabileceği belirtiliyor. Bu durumun baş ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı ve ödem gibi problemlere yol açabileceği aktarılıyor.
Kronik böbrek hastaları için ise aşırı et tüketiminin daha büyük risk taşıdığı belirtiliyor. Yüksek protein alımının böbreklerin yükünü artırdığı, kandaki üre ve kreatinin değerlerini yükseltebildiği ifade edilirken; fazla tuz tüketiminin de tansiyon ve sıvı tutulumu nedeniyle böbrek fonksiyonlarını daha da kötüleştirebileceği vurgulanıyor. Uzmanlar, ileri evre böbrek hastalarında potasyum ve fosfor dengesinin bozulmasının ciddi kalp ritim sorunlarına kadar uzanabileceği konusunda uyarıyor.
kaynak:https://www.sozcu.com.tr/kolesterol-ve-tansiyon-dengenizi-bozmayin-p322984
27.05.2026-12:58
